İçeriğe geç
Arayın

Tazminat Hukuku

İdarenin Hizmet Kusuru ve Tam Yargı Davası: Devletten Tazminat

Kamu hizmeti hiç, geç ya da kötü işlediğinde uğranılan zarar nasıl tazmin ettirilir? Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk, idareye ön başvuru, süreler ve tazminat kalemleri.

Bir belediyenin kapağını açık bıraktığı rögara düşen yaya, devlet hastanesinde yanlış tedavi gören hasta ya da yıllarca hukuka aykırı biçimde görevinden uzak tutulan memur… Bu örneklerin ortak noktası, zararın bir kamu hizmetinden doğmasıdır. Anayasa’ya göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Kurucumuz Av. Yahya Kazık’ın ikinci yüksek lisans çalışmasının da konusu olan “hizmet kusuru” kavramı, bu sorumluluğun temelidir.

Kısaca

  • Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi hizmet kusurudur ve idarenin tazmin sorumluluğunu doğurur.
  • Bazı hâllerde idare, kusuru olmasa da risk ya da fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği sorumludur.
  • Zarar bir idari eylemden doğduysa, öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl içinde önce idareye başvurulur.
  • Kamu görevlisinin kusurundan doğan zarar için dava görevliye değil, idareye karşı açılır.

Hizmet kusuru nedir?

Hizmet kusuru, kamu hizmetinin örgütlenmesinde ya da işleyişinde ortaya çıkan aksaklıktır. Danıştay içtihatlarında üç biçimde görünür:

  • Hizmetin hiç işlememesi: Alınması gereken önlemin hiç alınmaması; örneğin tehlikeli bir yol çalışmasında uyarı levhası konulmaması.
  • Hizmetin geç işlemesi: İdarenin makul sürede harekete geçmemesi; örneğin ihbar edilen bir tehlikeye uzun süre müdahale edilmemesi.
  • Hizmetin kötü işlemesi: Hizmetin yapılmış ama gereken özenle yapılmamış olması; örneğin kamu hastanesinde tıbbi standartlara aykırı tedavi.

Hizmet kusurunda kusur, tek tek görevlilere değil, hizmetin kendisine izafe edilir. Bu nedenle zarar görenin hangi görevlinin hata yaptığını tek tek ispat etmesi gerekmez; hizmetin olması gereken düzeyde işlemediğinin ortaya konması yeterlidir.

Kusursuz sorumluluk

İdare bazı durumlarda hiçbir kusuru olmasa da zararı tazmin eder:

  • Risk ilkesi: Tehlikeli araç ya da faaliyetlerden doğan zararlar ile görevi sırasında olağan dışı bir riskle karşılaşan kamu görevlilerinin zararları.
  • Fedakârlığın denkleştirilmesi: Kamu yararı için yürütülen bir faaliyetin belirli kişilere olağan dışı ve özel bir zarar vermesi hâli.
  • Sosyal risk: Terör olayları gibi toplumsal nitelikteki zararların, kamu külfetleri önünde eşitlik ilkesi gereği topluma paylaştırılması.

Kamu görevlisine değil, idareye dava

Anayasa’nın 129. maddesi gereğince kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kanunda gösterilen usul ve şartlara uygun olarak yalnızca idare aleyhine açılabilir. İdare ödediği tazminatı, kusurlu görevliye rücu edebilir. Bu kural, devlet hastanelerindeki tıbbi hatalar dâhil tüm kamu hizmetleri için geçerlidir. Tıbbi hata ve malpraktis

İşlem mi, eylem mi? Usul buna göre değişir

Zarar bir idari işlemden doğduysa (örneğin hukuka aykırı bir atama ya da görevden alma), ilgili işlem için iptal davası ve tam yargı davası birlikte açılabilir; ya da önce iptal davası açılıp, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde tazminat istenebilir. Hukuka aykırı biçimde görevden uzaklaştırılan ya da ilişiği kesilen bir personelin yoksun kaldığı parasal haklar bu yolla istenir.

Zarar bir idari eylemden doğduysa (örneğin kaza, ihmal, fiilî müdahale), İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine göre dava açmadan önce, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulur. İdare isteği reddederse ya da altmış gün içinde yanıt vermezse (zımni ret), bu tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açılır.

Hangi zararlar istenebilir?

  • Maddi zarar: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, iş göremezlik, araç ve eşya hasarı, yoksun kalınan maaş ve özlük hakları.
  • Destekten yoksun kalma: Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalan yakınların zararı.
  • Manevi zarar: Yaşanan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi için takdir edilen tutar.
  • Faiz: Kural olarak idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir. Faizi hesaplayın

Maddi zararın kapsamı çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Talep edilen tutarın dava sırasında artırılması mümkündür; ancak başvuru ve dava dilekçesinde zarar kalemlerinin eksiksiz gösterilmesi önemlidir.

Kaçırılmaması gereken süreler

1 yıl
İdareye başvuru: eylemi öğrenmeden itibaren.
5 yıl
Mutlak süre: eylem tarihinden itibaren her hâlde.
60 gün
Zımni ret: idare bu süre içinde yanıt vermezse istek reddedilmiş sayılır.
60 gün
Tam yargı davası: açık ya da zımni retten itibaren.

Sık sorulan sorular

Belediyeye karşı da tam yargı davası açılır mı?

Evet. Belediyeler de kamu tüzel kişisidir; yol, kaldırım, rögar, park ve benzeri hizmetlerden doğan zararlar için tam yargı davası idare mahkemesinde açılır. Belediye şirketlerinin özel hukuk işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ise adli yargı görevli olabilir.

Zarar görenin de kusuru varsa ne olur?

Zarar görenin kusuru, tazminattan indirim sebebidir. Örneğin uyarı levhalarına rağmen tehlikeli alana giren kişinin kusuru oranında tazminat azaltılır. Kusur oranları çoğunlukla bilirkişi raporuyla belirlenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayımlandığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabileceğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

Okumaya devam edin

İlgili makaleler

Tüm makaleler

Görüşme planlayın

Dosyanızı disiplinle ele alalım.

Belgelerinizi inceleyip işleyen süreleri ve atılacak ilk adımı açıkça anlatırız. Telefonla, WhatsApp’tan ya da Çankaya’daki büromuzda görüşebiliriz.